Masumiyetin Kaybı

Çok sevdiğim bir dostum için.

Keşke benim yaptıklarımın aynını yapmasan. Deşmesen artık, aramasan.

Hangisi seni daha çok üzecek acaba? Aradığını bulmak mı? Ararken bulacağın farklı şeyler mi? Arayıp da bir türlü bulamadığın zaman duyacağın hırs mı?

Yoksa bütün bu arama sürecinde yaşayacağın üzüntülerin acısını haksız yere çıkaracağın sevdiklerine yaşatacakların mı?

Hiçbir şeyi gerİ alamazsın; sen de biliyorsun. O hep filmlerde gördüğün, başkalarının başına gelir dediğin şeyleri yaşadın bir kere. Artık körü körüne inanamazsın. Hiç kimseye inanamazsın; o bile bunu yaptıysa herkes yapar.

Senin asıl aradığın kendi masumiyetin. Onu da boşa arama; kaybettin.

Kuşku dolu bir hayata hoş geldin. Hani yoğurdun üflendiği.

Korkma, dünyanın sonu değil. Sadece dünyanın görüntüsü değişti. Eskiden sadece gönlünle baktığın şeylere bir de mantığınla bakmaya başlıyorsun. Kafanı yardığında attıkları dikiş gibi. Önceleri yadırgıyorsun ama sonra alışıyorsun. Yine de her aynaya baktığında orada; görürsün onu.

Hayatının anlamı aramanda bulacaklarına dayalı alacağın kararlarda değil. Senin için kimi direkt, kimi dolaylı olarak eksilse de, hayatta o kadar çok güzellik var ki. Hayatın anlamı bunları yaşamakta. Git onları ara illa bir şey arayacaksan. Kafanın içinde bile olsa aramakla geçirdiğin her saniye sevdiklerinle bu güzelliklerden yaşayacaklarını bir azaltıyor.

Bana da çok anlatmışlardı. Ama kaybolmuştu ya masumiyet, anlatanlara da inanmamıştım. Çok zaman aradım, çok şey aradım. Sonunda kendimi buldum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top