Yüklükten Dolaba (Dört Köşe #04, Aralık 2012)

Depolama işi bilişim dünyası hayatımıza bu kadar girmeden önce bile insanların en önemli sıkıntılarından bir tanesi olmuştur. Ev kiralarken sorulan ilk sorulardan bir tanesidir evin dolaplı olup olmadığı. İş dolapla da bitmez aslında. Dolap içinde ayakkabıları daha az yer tutacak şekilde saklayan raflardan tutun da kravatları kırışmadan saklamak için özel askılara varıncaya kadar türlü akıllı depolama zımbırtıları kullanırız. Eşyalarımızın daha az yer tutması için vakumlu torbalar çıktı, hem birbirine karışmasın hem de tozlanmasın diye hurçlar var. Sadece giyim kuşam depolama üzerine bile bir makale yazılabilir; daha bunun alet edevat için çantası, gıda depolamak için kileri- derin dondurucusu var. Evinize bir bakın her yerde bir şeyler depoladığınızı ve bunları verimli depolamak için çözümler ürettiğinizi göreceksiniz.

Giyim kuşamdan devam edelim. Ürettiğimiz depolama çözümlerinin kimi zaman daha az yer kaplamak, kimi zaman işlevsellik adına yerden taviz vermek, kimi zaman da kolay ve hızlı erişilebilmek gibi amaçları barındırıyor bünyesinde. Veri depolamada yaptığımız da hiç farklı değil aslında.

Yaz gelince yazlıkları çıkartıp kışlıkları kaldırmak diye bir kavramımız var. Bunun veri depolamadaki karşılığı katmanlı depolama. Bir disk sisteminin az erişilen veriyi yavaş dönen disklere aktarması ile oldukça paralel.

Yazın yorganları vakumlu poşetlere koyup dolabın ücra köşesine koyuyoruz. Yerden oldukça tasarruf sağlıyor ama erişmek istediğimizde biraz vakit ve emek harcamamız gerekiyor. Disk sistemleri de arzu ederseniz size sıkıştırma seçeneği sunuyor; performanstan taviz vermeniz karşılığında tabi.

Sık kullandığımız ceketlerimiz elbise dolabımızda değil girişteki portmantolarımızda duruyor; her kapıdan çıkışta ta içeri odaya kadar gitmiyorsunuz. Disk sistemlerimizdeki önbellekler de bu işe yarıyor. Sık sık kullandığınız verilere buradan çok hızlı erişebiliyorsunuz.

Muadilini bulamadığım tek depolama teknolojisi tekilleşitme. Gerek dosya tabanlı, gerekse de veri bloğu tabanlı tekrar eden verilerin tek nüsha olarak tutulması mümkün. Bu sayede disk sistemi üzerine aynı sunumu farklı kişiler kopyaladığında sunumun tek bir nüshası tutulabiliyor. Buna ilave olarak, kullanıcılardan birisi bir yansıyı değiştirdiğinde bile sadece aradaki fark depolanıyor. Fiziksel olarak dosya talep edildiğinde dosya saklanan bloklar üzerinden oluşturulup kullanıcıya aktarılıyor. Günlük hayatta bayanların ayakkabılarını da siyah, babet, topuklu, açık burunlu gibi parametrelere indirgeyebilsek ne güzel olurdu. Toplam 5-6 çift ayakkabıdan o gün giyilen kıyafete uygun ayakkabı yaratabilirdik. Hem evdeki yerden, hem de ayakkabılara ödenen servetten tasarruf sağlardık.

Baktığınızda yeni nesil disk sistemlerinin özellikleri arasındaki ortak unsur “akıl”. Bu da işlemci teknolojisindeki gelişmeler sayesinde oluyor aslında. Günümüzde disk sistemlerinin kimi bildiğimiz ticari işlemcilerle, kimi ise depolama uygulamaları için özel geliştirilmiş işlemcilerle donatılmış durumda. Daha önce disk sistemleri ancak RAID , anlık kopya ve diskten diske kopyalama gibi temel birkaç işlevi yerine getirebilirken, yeni nesilde işlemcilerin performansı sayesinde veriler yazılırken ya da okunurken bağlanan sistemlere gecikme yaratmadan veri ile pek çok düzenleme yapmak mümkün hale geldi.

Akıllı disk sistemleri üzerlerinde tuttukları verileri işlemek için disklere veri bloklarını doğrudan yazmak yerine bir nevi doya sistemi kullanıyorlar. Bu işin öncüleri olan firmalar arka planda kendilerine özel dosya sistemleri kullanıp sunucu katmanı ile blok bazlı iletişimi tercih ediyorlardı. Kimi üreticiler yaptıkları optimizasyonlar ile NTFS ve extended filesystem üzerinde de eşdeğer performansı yakalayabiliyorlar. Bu da ağa bağlı depolama (NAS) teknolojisine rağbetin artmasına neden oluyor.

Sunucular üzerinde standart yerel alan ağ bağlantılarının 10 Gbps olması NAS cihazlarına bağlanmada yaşanan darboğazı aşmada önemli bir etken . Böyle olunca bazı büyük firmalar tüm kurumsal disk stratejilerini NAS ve iSCSI üzerine kurmuş durumdalar. Disk sistemi üzerinde sağladığı yeni nesil akıllı depolama özelliklerini ve blok bazlı fiber bağlantılara olan fiyat avantajı göz önüne alındığında da oldukça mantıklı bir yaklaşım.

Üzerlerine aktarılan veriyi işleyip amacına uygun bir şekilde depolayan yeni nesil disk sistemlerinin yanında bir önceki nesil disk sistemleri ninelerimizin evindeki yüklükler gibi kalıyor.


Bu yazı daha sonra düzenlenerek Telekom Dünyası‘nın 124. sayısında yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top