Ah Nerede, Vah Nerede? – Nereye de koydum dosyamı acaba? (Post PC #09, Şubat 2014)


Etraf neredeyse 600 MB/s hızında okuma yapabilen SSD disklerle dolmuş vaziyette. Firmalar ucuza solid state performansı yetiştirebilmek için hibrid teknolojilerle çözümler üretmeye çalışıyor. Meraklısına 10000 rpm 2.5” eski usul diskler de çıktı; onlar da cayır cayır okuyor, yazıyor. Yine de benim favorim, en iyi zamanında 5-6 MB/s hızında okuma yapabildiğim sürücüm. Yani buluttaki alanım.

Geçmişi neredeyse 15 seneye dayansa da ben son 2 senedir efektif olarak kullanıyorum bu bulut depolama işini. Yani, yıllardır gerek Skydrive, gerekse de Google Drive’da duruyordu bazı dosylalarım da, o alanı bir çeşit yedekleme alanı gibi görüyordum doğrusu.
Gerçi yıllarca çeşitli hayırsever arkadaşların Rapidshare, Netload gibi sitelerde sakladıkları dosyalardan da faydalanmadık değil; o da bulutta depolamanın atası sayılır. Derken bir de Dropbox olayı çıktı ki, çoğumuzun kafasında bulutta depolama kavramını bugünkü noktaya getiren o oldu. Eski usulde bulutta bir şey paylaşmanız için özel uploader vb. türü şeyler kullanmanız gerekiyordu. Yerel hard diskinizdeki belirli dizinleri bulutta tutulan bir dizinle eşleştirme fikri son kullanıcıların doğrudan kalbini kazandı.
Benim için milat 2012’deki iş değişikliğim oldu. Ayrılırken dosyalarımı bir harici diske yedekledim doğal olarak da, derken şeytan dürttü, My Documents klasörümü Skydrive’daki alanıma eşleştirdim. E, geldim eve. Herşey evdeki laptopun da emrine amade. Hemen cep telefonu için olan bileşenini de yükledim. O gün bugündür hangi dosyam neredeydi derdiyle vedalaşmış durumdayım. Geçen yılbaşı itibarı ile Macintosh bilgisayar kullanmaya başladım. Ne bir kopyalama ne bir ayar; sadece istemci yüklüyorsunuz. Ve hatta, “gerektiğinde internet cafelerden bile erişebilirsiniz dosylarınıza” geyiğini de bizzat yaşadım; bir vize işlemi için uğraşırken.
Boşuna değil zaten Microsoft Office 2013’ün default saklama hedefinin Skydrive olarak ayarlanmış olması; bir hikmeti var.
Etrafta bin çeşidi var, Dropbox, Skydrive, Google Drive. Çok bilinmese de bizim Trend’in SafeSync’i var; depolama sistemleri Bank of England’a ait bir altın külçesi kasasında konumlandırmış olduğu için İngilizce banka kasası anlamına da gelen Safe’den gelir adı. Hepsini bir arada kullanacaksanız Storage Made Easy ile birden fazla hesabınızı yönetebilirsiniz.
Şu ya da bu sağlayıcı; kimlerin pazarda hakim olacağını zaman gösterecek. Ancak depolamanın geleceği bulutta yatıyor gibi gözüküyor. Bireyselin yanı sıra kurumsal kullanımda da paylaşım, rol tabanlı erişim gibi özellikleriyle de bulutta depolama öne çıkıyor. Ve hatta Forrester’a göre bu teknolojilerin kullanımı kurumlara %74 civarında tasarruf sağlayacak.
Internet erişim hızlarımız arttıkça makinemizdeki hard diske duyduğumuz ihtiyaç daha da azalacak sanki.


Bu yazı daha sonra düzenlenerek Hardware Plus‘ın 9. sayısında yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top