Harika bir yıldı! Bunun parçası olduğun için teşekk… (Post PC #20, Ocak 2015)

Okurum’un Geçen Yılı’na bir göz atınca…

“Sevgili Okurum. Siber savaş diye başladık. Bulutta depolamayı konuştuk. Silahlardan, arabalardan, internette moda olan testlerden bahsettik. Benim telefon rehberim, Merkür geri giderken yaşadıklarım konu oldu. Değişen restoran adab-ı muaşereti, iç çamaşırları, oyunlar derken Windows 10’a geldik. Yine siber bulaşkanlarla yılı kapattık. Ne güzeldi… Seneye görüşürüz” diye ben de bi Facebook çakması eziyet yapayım size.

Yapmayın Allah aşkına, bu kadar mı tek tipleşmeye itiyor bizi bu meret? Bir “Paylaş” düğmesi gördük mü, hemen basalım gitsin. Benim ki Facebook’ta kabaca 350 arkadaşım var, bana baygınlık geldi. 1000+ arkadaşı olanların yaşadığı eziyeti düşünmek bile istemiyorum.

Çok merak ediyorum, kaç kişi o meretin başında bir de “Özelleştir” düğmesi olduğunun farkında? Farkına varanların kaçı basıp da iki satır değişiklik yaptı? Her bir sorumun cevabının bir öncekinden misliyle az olduğunu garanti ederim.

Tembelleştik iyice. Tamam, bilişim teknolojileri, gittikçe akıllanan programlar, arayüzler vb. bizim için birçok şeyi daha kolay, daha basit hale getiriyor ama kendimiz olmayı da unutmamak lazım.

Sosyal paylaşım konusunda herkesin orijinal içerik üretmesini beklemiyorum tabi ki. Hani kendi çektiğimiz fotoğrafları filan saymıyorum da, böyle sanatsal albümler, dinamik sayfalar, capsler filan her babayiğidin harcı değil. Ya da eşdeğer içeriği de tekrardan üretmenin anlamı yok. Ama ne bileyim, paylaşırken kendinden de bir şeyler katmalıymış insan gibi geliyor bana. İki kelime yaz, birine bi laf at.

Bir de paylaştığın şeyler bir mesaj içeriyorsa, bir araştır bakalım, aslı astarı var mı? Kaç kere gördük “İngiltere Kral’ı Atatürk’ün elini öpmeye kalktı” diye alakası olmayan fotoğrafları. Rahmetli Nejat Uygur’u kaç kere öldürdük Twitter ve Facebook’ta; adam sonunda hakikaten öldüğünde kimse inanmadı.

Tanıyanlar biliyor, ben seviyorum sosyal medyada paylaşımda bulunmayı. Gerek yaşamımdan kesitler, gerek hoşuma giden içerikler, düşüncelerim, yazılarım filan. Herkesin paylaştığına da saygım var ama biraz daha özen, biraz daha kendini ifade olsun istiyorum işin içinde. Öylesi daha nezih, daha lezzetli geliyor bana. Yoksa tweet, retweet, nereye kadar?

Tıpkı sosyal medya sayfalarımız gibi kimi kaliteli, kimi sıradan, kimi neşeli, kimi üzücü nice içeriği barındırdı 2014 yılımız da. Bir seneyi daha yaşayabilmiş olmanın “Beğen”isi ile “Yorum”larımızı yazarak “Paylaş”alım 2014 anılarımızı sevdiklerimizle.

2015 daha da keyifli geçsin. #yeniylinizkutluolsun


Bu yazı daha sonra düzenlenerek Hardware Plus‘ın 20. sayısında yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top