Nomophobia (Post PC #21, Şubat 2015)

Bu dergiyi okuduğunuza göre siz de benim gibi bir teknoloji düşkünüsünüz. Yazdıklarımın ne kadarı sizi de ilgilendiriyor; bir tartın bakalım.

Resimde gördüğünüz ürünün adı noPhone. 140 x 67 x 7.3 mm. boyutları var. 80 ila 100 gram arasında ağırlığı değişiyor. Su geçirmiyor, kırılmaz, hiçbir güncelleme gerektirmiyor. Pil ömrü diye bir şey yok, çünkü pille çalışmıyor. Aslında zaten çalışmıyor; çalışan bişey değil. Çünkü sadece akıllı cep telefonu görünümünde ve ağırlığında, plastik bir meret.

Şaka değil, kickstarter.com’da projelendirilen noPhone Kasım 2014 itibarı ile başarı ile fonlanarak üretime geçti. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde $12 fiyatı ile satılan noPhone’a yabana atılmayacak bir ilgi var.

Ürün illa ki cep telefonuna dokunma ihtiyacı duyanları teskin etmek için geliştirilmiş. Snoopy’deki Linus’un battaniyesi gibi, illa elim telefona değsin diyen tipler için. Böyle insanların sayısı mı? Hiç de az değil.

İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonucunda “NO MObile phone PHOBIA” şeklinde yazılan cep telefonu olmama korkusu ifadesinden türetilmiş bir hastalık tıp literatüründe yerini aldı. Araştırma diyor ki, cep telefonu kullanıcılarının %53’ü cep telefonlarının yanlarında olmaması, çekmemesi, telefonun pilinin bitmesi düşünceleri ile endişe yaşıyorlarmış. Araştırmanın yapıldığı 2010 yılında daha iPhone 5’lerin çıkmadığını düşünürseniz şu sıralar bu rakamın çok daha yukarılara çıktığını tahmin etmek mümkün.

İğne ve çuvaldız tartışmasına gerek yok; ben de alenen Nomofobikim. Allah kurtarsın.

Bunun bir başka türevi de Türkçe’mizde İBR (İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı) diye geçen hastalık. Orijinali 1995’te Internet Addiction Disorder (IAD) olarak espri olsun diye önerilen bu rahatsızlığın psikiyatri uzmanlarının hastalıkları sınıflandırdığı Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’nda yer almamasına epey bir tepki gösterilmiş. IBR’nin bir zihinsel rahatsızlık olduğunu savunan gurup bunun İnternet’te Kumar Bağımlılığı, İnternet’te Borsa İşlemi Bağımlılığı, İnternet’te Oyun Bağımlılığı ve İnternet’te Sohbet Bağımlılığı şeklinde dört alt türevini de tanımlamış vaziyetteler.

Adları ve sınıflandırmaları benim derdim değil ama başta da dediğim gibi bir kendimizi tartmakta lazım. Ve tabi çevremizdekileri, ailemizi, çocuklarımızı. İlla bir hastalık tanımına girmesi gerekmiyor ama bu teknoloji olaylarının dozunu kaçırmamaya dikkat etmekte fayda var.

Meraklısına not: Benim Merkür yine geri gitmeye başladı. O da teknolojik aletlerin hastalığı, bir hatırlatmış olayım; yedek filan almayı unutmayın.


Bu yazı daha sonra düzenlenerek Hardware Plus‘ın 21. sayısında yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top